Filozof Ahmed-i Nani Türbesi

FİLOZOF AHMED-İ HANİ TÜRBESİ
    Ahmed-i Hani, Hicri 1061 (M.S. 1651) tarihinde doğmuştur. Babası İlyas, dedesi Eyaz, büyük dedesi Rüstem’dir. Babası oğluna Ahmed adını verdi. Hani onun soyadı gibidir. Hani, biri yerleşim alanı bağımlılığı, diğeri de mensup olduğu aşirettir. Hani aşiretine mensup olan Ahmed’in şöhreti oluşunca, Hani soyadıyla anıldı. Doğum tarihini ve ömrünce yazıp emek verdiğini bildiren Hani’nin, doğum yerini bilerek belirtmediği düşünülmektedir.

     Kendi kalemiyle doğum tarihi Hicri 1061 (Miladi 1651)’dir. Mem û Zîn’in bitişinin 1695, yaşının 44 olduğunu ve yazı alanına 14 yaşında başlayıp 30 yıl uğraştığını detaylarıyla anlatıyor. Ahmed- Hani, ilk okumaya aile içinde başlamıştır. Daha sonra önce Ahlat ve Bitlis medreselerinde öğrenim gördü, sonra Botan ve Mezopotamya’da devam etti. Bağdat, Şam, Halep ve İran medreselerinde uzunca yıllar öğrencilik hayatı yaşadı. Kabe’yi tavaf ettiği, Mısır’a gittiği yazdığı eserlerin içeriğinin de açıkça görülmektedir. Bilhassa Suriye medreselerinde antik Yunan Felsefesini, Mezopotamya ve İran medreselerinde de tasavvufu (İslam Felsefesi), astronomi, şiir ve sanat tekniğini öğrendiğine karar vermekte zor değildir.

    Emin BOZARSLAN, Mem û Zîn’in Türkçe çevirisinde doğum yeri hakkındaki savları aktarmıştır. Ahmed-i Hani’nin ailesinin 1592’de Beyazıt’a gelip yerleştiğidir. Buna göre Hani, Beyazıt yöresinde doğmuştur. Soyadını da Hakkari yöresine göç eden, Haniyan Aşiretinin adından almıştır. Yazar Dr. İzzettin Mustafa Resul’a göre doğum yeri Hakkari yöresidir. Yazar Sadık Bahattin Amedi’nin ifadesine göre ise Hakkari’nin Hana Sêgundan köyüdür. Bu ana kadar Ahmed-i Hani’nin, beşeri kimliği belirtilirken, ortak nokta babasının İlyas, dedesinin Eyaz olduğu, vefatının Beyazıt’ta gerçekleştiği, aşiretinin Hani veya Haniyan olduğudur. Babasının adı ve aşiretiyle vefat yerinin tespitinde bir kesinlik vardır. Neden doğum yeri belirsizdir? Çünkü Ahmed-i Hani’nin ilmi kişiliği gibi doğuş yeride sabah karanlığındadır.

     Doğubayazıt’ ın o zamanki ismi Diza Spi (Beyaz Kale) idi. O civara İran Dımıli Kürtleri hakimdir. Baş şehirleri önce Sekban, Abat, sonra Hoy kentidir. Bu bilgiler Mehdi ağasinin tarihi Hoy adlı eserinden alınmıştır. Hakkari Miri İzzettin Şer, Çekzerin (Altın Silahlı) önce Van Başkale’yi merkez yapıp Diza spi’yi (Beyazıt’ı) alır. Buraya Hakkari aşiretlerinden Pınyanişileri ve Hani aşiretlerinden halkı getirip yerleştirir. (1460 – 1465) Bugün Doğubayazıt’ ın yerleşik halkının ismi Pınyanişi (Pılanşi)’dir. Hani aşireti daha küçüktür.

    Ahmed-i Hani, Doğubayazıt’ ta doğmuştur. Oralı olduğu içinde “Ben Doğubayazıt’ ta doğdum.” İfadesini kullanmadığını düşünebiliriz. Babası İlyas, Kızıldize (Kırmızı Kale, bugünkü ismi Ortadirek) köyünde Kadılık görevinde bulunmuştur. Kızıldize tarihi kervan yolunun İran’a açılan son kapısıdır. Bu aradan geçen kervanlardan alına bac (Haraç, Gümrük Harcı) ile İshak Paşa Sarayı’nın inşaat finansmanı sağlanmıştır. Bugün Kızıldize’nin temelleri harabe şeklindedir. Köyün eski mezarlığına Hani mezarlığı denmektedir. Civar köylerde Pınıyaşiler mükimdir.

    Ahmed-i Hani’nin babasının ismi İlyas, dedesi Eyaz, büyük dedesi ise Rüstem’dir. Ahmed-i Hani İshak Paşa Sarayı’nın temeli atılırken (1674) dua okumuştur. Beyazıt Beyi Mir Muhammed’dir. Daha sonra Çolak Abdi Paşa soyu hükmetmiştir. Soyca Sılıvi’dirler. Gençlik çağında Botan Beyinin meclislerinde uzun süre bulunduğu, diğer mirliklerin tümüyle de yakın ilişkileri olduğu açıktır. Beyazıt’ta Muradiye Camisinde imamlık yapmış, Beyazıt Miri Mir Muhammed’e divan katipliğinde bulunmuştur. Onunla yakınlığını, ona sevgisini bir şiirde ifade etmiş, ölümüne üzüntüsünü belgelemiştir. Mir adına İran Sınır Serdarı ile alınan karara imza atmıştır. Mirliği temsilen Osmanlı başkenti İstanbul’a gidip geldiği rivayet edilmektedir.

   Önce Nûbara Biçûkan’i (Çocukların Taze Baharı-(1683), gençlik çağında Aqideya İmane’yi (İmamın Akideleri-(1687) ve 1695’te Mem û Zîn’i (Onlar Destanı) bitirmiştir. Bu eserin dışında 74 şiiri tespitlidir. Yazılmamış olan divanı yazılacaktır. Coğrafya ve Astronomi ile ilgili Erde Xweda adlı eserinin var olduğu yaygın kanıdır. Ömrünün son merhalesinde kurduğu Hani Medresesinde dersler vermiş, yöre halkının çocuklarının yetişmesi için uğraşmıştır. Yaşamı boyunca evlenmemiş, çocuk sahibi olmamıştır. Vefatı, Kürt Edebiyat Tarihi eserine göre M.S. 1706 ya da 1707’dir. (Hicri 1118). Kabristanı İshak Paşa Sarayının 500 metre doğusundadır. Doğubayazıt halkı ve Doğubayazıt Belediyesi mezarını kümbetle imar etmiş (1990 – 1991). Daha sonra gelen Zin ve Mem’ler, Zin’in aşkına kümbet mahalini düzenleyerek Zin bahçesine çevirmiştir. Halkın hem mesire, hem ziyaret yeridir. Mekan ibadet, ziyaret, ümit; yani hem terapi hem de kutsal alan olarak telakki edilmektedir. Yaz kış ziyaretçilerle dolup taşmaktadır.